MOK (Milli Olay Konusu) Çelen OBEN 22 Şubat 2012 Çarşamba 09:53
KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’nin olağan Genel Kurulu Pazar günü yapılıyor. Federasyonlar bir süre önce masadan kaldırdıkları boykotlarını yine masaya koydular. Daha önce de bu konuda yazılar yazmıştım. Kulüpler Milli Olimpiyat Komitesi Tüzüğünde değişiklik yapılması durumunda üye olabileceklerini dile getirmişler ve bu konuda da yasal zorunluluk olmasına rağmen üye olmamışlardı.
Öncelikle yaklaşımın yanlış olduğunu söylemek istiyorum. Eğer Milli Olimpiyat Komitesi’ne üyelik yasal bir zorunluluksa önce bunu yerine getirecek federasyonlar. Sonra rahatsız oldukları konularda yeni bir tüzük taslağı hazırlayarak olağanüstü genel kurulu toplayacaklar. Evet şu anki Milli Olimpiyat Komitesi’nin üye yapısı federasyonların “söz hakkı” olabileceği bir yapıda değil belki, benim de üyesi olduğum Komite’de bazı değişiklikler yapılması zaruri. Ancak bunu federasyonlar üyesi olduktan sonra demokratik bir şekilde çözüme ulaştırmalı. Yoksa “şu maddeyi değiştirim üye olayım” “bu maddeyi değiştirin istifa ederim” gibi yaklaşımlar çok demokratik yaklaşımlar değildir.
KKTC Milli Olimpiyat Komitesi uzun bir zamandır başlığa da yazdığım gibi milli olay konusu olmuş durumdadır. Önceleri iki başlı MOK ile ilgili saçmalığı çözülmesi için defalarca yazılar yaşmış olayı defalarca eleştirmiştik. “Şükür çözüldü” derken yaklaşık bir yıldır da federasyonlarla KKTC MOK arasındaki didişmeyi gözlemliyoruz. Pazar günü seçim yapılacak.
Federasyonlar olağan genel kurulu boykot ederek genel kurula katılmama kararı almak niyetinde. Bu kez sorunun kaynağında KKTC MOK’un tüzüğü değil Eyüp Zafer Gökbilen’in adaylığı var. Önceleri aday olmayacağını söyleyen Eyüp hoca belli ki bişeylere çok canı sıkılmış ki “hodri meydan” dercesine yeniden aday oldu. En doğal hakkı. Federasyonlar da genel kurulda kendi adaylarını seçemeyecekleri bilinciyle boykota gidiyor. Biraz araştırma yaptım dün. Birkaç federasyon başkanıyla konuştum. Bazıları “gelişmelerden haberimiz yok” derken bazıları ise olayı bildiklerini ancak bazı konularda haksız olduklarını da kabul ettiler. E tabi olayı diğer taraftan da dinlemek için Eyüp Zafer Gökbilen’i de aradım. O’da kendine göre haklı. Dünyadaki diğer Olimpiyat Komitelerinin tüzükleriyle bire bir örtüşen bir tüzük olduğunu ve “Tüzüğü değiştir geleyim üye olayım” yönündeki yaklaşımı kabul edilemez buluyor. Haklı. Federasyonlar da iğneyi kendine batırmalı. Ben yarın bir dernek kurarsam ve federasyonlara bir yazı ile “filanca maddenizi değiştirmezseniz size üye olmam” dersem acaba tüzüklerini değişiler mi? tabi ki değişmezler.
Bu konu aslında federasyonlar ile KKTC MOK arasında bir inatlaşmaya dönüştü. Ve bunun çözümü için Bakanlığın da kesin tavrını ortaya koyarak iki tarafı da uzlaştırma yoluna gitmesi gerekiyor. Bu ülke sporu için kaçınılmaz bir olaydır. Gerek federasyonların gerekse KKTC Milli Olimpiyat Komitesi yöneticilerinin haklı gerekçeleri vardır. Ve bu “inatlaşma”da geri adım görünmüyor. Dolayısıyla bakanlığın bu konuda ciddi bir girişim yaparak iki tarafın da katılacağı bakanlığın da söz söyleyebileceği bir ortamı yaratması gerekir. Yoksa bunun sonu ülke sporunun kaosu olur.Bu köşe yazısı toplam 248 defa okunmuşturKöşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.